DUYULARIN SEVİNCİ

moon in japan

DUYULARIN SEVİNCİ
Japonya’da ay ışığını seyretme toplantısı diye bir toplantı vardır. Sizi bu toplantıya davet ederler, fakat orada konuşmanıza izin vermezler. Güzel, zevkli bir çevrede oturur, ayın doğmasını seyreder ve bundan zevk almayı öğrenirsiniz.
Kışın ilk karını seyretmek ve kutlamak için toplantılar da yaparlar. Karın birden çevreyi nasıl değiştirdiğinin, tüm çizgileri nasıl yumuşattığının, ışıkla gölge arasındaki farkları nasıl ortadan kaldırdığının zevkini tadarlar.
Beni bir gün birçok kibar kadının mangal gibi bir şeyin çevresinde oturdukları bir toplantıya çağırmışlardı. Mangal kömürü yanarken içine değişik birçok odun parçacıkları atıyorlar, biraz yanıncaya kadar bırakıyorlar, sonra da duman çıkarmaya başladıklarında bu odun parçalarını özel bir tepsi içinde dolaştırıyorlar, herkesin sırayla koklamasını sağlıyorlardı. İnsan ilk defa orada şeftali, kiraz, çam ve daha başka odunların müzik notaları gibi birbirinden ayrı kokularının olabileceğinin farkına varıyor.

                                                                                                                                                         Santha Rama Rou