Tel: 0216 550 50 08 E-posta: bykama.com@gmail.com

Japonya Gezi Notları (İPEKYOLU Dergisindeyiz)

BYKAMA METODUNUN KURUCUSU PROF.DR.KABULCAN MURZAEV ve MAHRAM SATIMBAEVA, JAPONYA İZENİMLERİNİ İPEKYOLU DERGİSİ İÇİN KALEME ALDI

YAŞAM VE ONUR YOLU…

Başkent Tokyo’da “Kraliyet Sarayı”, “Asakusa ve Sensoji Tapınakları”, “Shibuya Grossing” ve “Hachiko” heykelini ziyaret ettik. Asakusa bölgesinde yerleşen Sensoji Tapınağı ziyareti çok anlamlıydı. Asakusa’da bulunan hediyelik eşya satan mağazalar gözlerimizi kamaştırdı. Tabii ki, orada Japon geleneksel giysileri ile gezen insanlarla beraber resim çektirme fırsatına da bulduk.

Dünyaca ünlü Hachiko heykelini yağmur yağmasına rağmen ziyaret ettik.Yedi gün boyu  korna sesini  sanki hiç duymadık,  Arabalar pırıl pırıl. Zaten sabah araba yıkanmadan trafiğe çıkılmıyor. Taksiciler kravatlı ve beyaz eldivenli…

‘Seyahatte geçirdiğiniz tek bir gün, evinizde on yıl oturmanıza bedeldir’…

ipekyolu2

Kanadalı başarılı bir işadamı şirketinde her şey yolunda iken bir sabah ekibinin en önemli pozisyonlarındaki elemanlarının çoğunun rakip şirkete transfer olduğunu öğrenir. Bu büyük bir şoktur. Öyle ki bu haliyle şirketin devam etmesi neredeyse olanaksızdır. Günlerce şirkete gidemez. Evde ne yapması gerektiğini düşünüp durur. Bir türlü karar veremez.

Nihayet bir sabah şirkete gitmeye hazırlanır, ümitsizdir. Şirketi kapayıp kalan elemanların tazminatını ödeyip artık kendi hayatımı bir şekilde sürdürmenin yoluna bakmam lazım diye düşünür. Evden çıkarken yüzde seksen bu niyettedir.

Şirkete gelir odasına geçer, masasına oturur, etrafı inceler. Umutsuz ve çaresiz hissetmekte, kararsızlığın acısını çekmektedir. Odasından çıkıp kalan elemanlarını gezmeye başlar. Onların gözünde kendi çaresizliğini ve umutsuzluğunu görmek onu çok etkiler ve canını acıtır. İçten gelen ani bir eğilimle elemanlarını toplar. Şirketi 2 hafta tatil edeceğini herkesin iki hafta izin yapıp şirkete dinlenip dönmelerini ister. Onların paralarını da ödeyip şirketi iki haftalığına kapatır.

Gece gündüz sabah akşam, kendi kendisiyle konuşup durmaktadır: ‘ne yapmalıyım, şirketi kapayayım mı devam mı etmeliyim’. Sanki bir işaret arar gibidir.. Kendimi de dinlendirmeliyim diye düşünür.. İçindeki kararsızlığı ve ümitsizliği ancak bir seyahatte, doğayla iç içe giderebileceğini hisseder. Önce uzun bir tren yolculuğu düşünür. Sonra trenin gürültüsünü istemediğini fark eder. Ve bir tekne kiralayıp Kanada’nın kuzey batısındaki Göller bölgesinde gezmeye karar verir.

Aylardan Şubatın sonlarıdır. Zincirleme olarak bir gölden bir göle geçerken sessiz doğayla iç içe büyük bir huzur ve ihtişamı bir arada yaşamakta, bir yandan da havadaki ilkbahar kokusunu solumaktadır. Bu koku onun ümitsizliğini sanki yavaş yavaş eritmekte, içindeki kıpırdanmanın heyecanını duymaktadır. Gölleri çevreleyen dağlarda karlar iyice erimiş, toprak yüzünü gösterir olmuştur.

Gezinin bir yerinde tekne doksan derecelik bir dönüş yapar ve dağın güneş alan yüzündeki muhteşem manzarayla karşılaşan tüm insanların ağzından aynı anda hayranlık ve şaşkınlık nidaları yükselir. Tüm yüzeyini kaplayan gelinciklerin kızıllığıyla sanki dağ alev alev yanmaktadır. Öylesine muhteşem bir manzaradır ki bu, işadamının dili tutulur sanki.

Yaşlı kaptanın sözleriyle kendine gelir: ‘Üç yıl kadar önce bu dağda büyük bir yangın çıkmıştı. Dağ tamamen yandı ağaçlar tüm bitkiler kül oldu. Artık burada hiçbir şey yetişmez diye çok üzülmüştük. Ama bu gelincikler artık dağın yeniden canlanacağının işareti. Şükürler olsun bundan sonra orman geri gelecek demektir.’

Bu sözler işadamını aniden canlandırır. Beklediği işaret gelmiştir. Bu dağ muhteşem bir şekilde canlanmışsa, demek ki kendisi de her şeye yeniden başlayabilir. O kadar heyecanlıdır ki artık ne yapacağından tamamen emindir. .Büyük bir zevk ve sevgiyle dağın güzelliğini içine sindirerek izlemeye devam eder.Tatilini bitirip şirketine geri döner. Kalan ekibiyle birlikte yeniden işe başlar ve çok başarılı olur …   (Sakura. Yeniden Doğuyorum kitabımdan alıntı)

     Seyahat, sadece yer değiştirme değildir. Eğer herhangi bir seyahati doğru kullanırsanız problemlerinizi çözebilir, isteklerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

    2006’dan beri KAMA GELİŞİM MERKEZİ tarafından verilmekte olan seminerlerimizle birlikte yurtiçi ve yurtdışı gezi-seminerlerimiz de devam etmektedir.

   Bu güne kadar Göynük, Abant, Konya, Nemrut-Urfa, Kapadokya, Nevşehir,  Kaz Dağları, Karadeniz yurtiçi, Orta Asya (3 kez), Tibet, Nepal yurtdışı gezi-seminerlerimiz yapıldı. Ve 2017 Eylül’de herkesin merakla beklediği Japonya gezi-semineri gerçekleştirildi.

   BYKAMA Sisteminin yurtdışı ve yurtiçi gezileri olaylara çok farklı bir bakış açısıyla yaklaşmayı katılımcılarına gösterebilmektedir. Çünkü her bir olayın gerçekleşmesinin veya gerçekleşememesinin altında yatan bir gizem vardır. Bize düşense evrenin akışına uyum sağlamayı bilmektir.

 

DOĞAN GÜNEŞİN ÜLKESİ JAPONYA‘YA GİDİYORUZ !

ipekyolu1

Dünyanın ’tek ve benzersiz’ ülkesi Japonya’ya 20 – 29 Eylül 2017 tarihlerinde bir Gezi – Seminer düzenledik.
Her bir Japon vatandaşının gururla ‘Ben Güneşin ilk doğduğu ülkede yaşıyorum’ dediği Güneşin doğuşunu ve  FUJİ YAMA Dağının sadeliğini ve görkemini seyretmek hepimizi çok heyecana sokmuştu.

    35 milyonluk Tokyo’da dünyanın en gelişmiş teknolojisiyle yüzleşip, bin yıllık başkent Kyoto’da Japon kültürünün ve tarihinin bozulmadan nasıl canlı kaldığını yaşayarak görmek gezimizin ilk amaçlarından biriydi..
Japonların 5S (Saygı/Sevgi, Sistem, Sadakat, Sabır, Sükunet) ile örülmüş kültürünü günlük yaşantılarında görmek bizi sabırsızlandırıyordu.
    Hiç sınav yapılmayan Japon ilk öğretimiyle yetişen her yaştaki Japon’un yaşam sınavını nasıl da başarıyla verdiklerine kendi gözlerimizle seyretmek arzusu vardı içimizde.

   Gezi-seminerimizin en esas hedeflerinden biri de BYKAMA sisteminin temel unsurlarından birin oluşturan Japon kadim öğretilerini günlük yaşamın içinde keşfetmek, Güç Alanlarında yapılacak derslerimizde  içimize sindirmekti.
    Gezi-seminerimize katılmanın tek şartı – bizim verdiğimiz  seminerin herhangi birini alan kişi gelebilir. Yani her bir gezi-seminer aynı frekans, farkındalık, anlayış, hoşgörü içinde olan insanlarla birlikte yapıldığında alınan sonuçlar daha da güzel ve kalıcı oluyor.

 

   Japonya ‘Yaşam ve Onur Yolu’ gezi-seminerimizin ilk günü olarak Singapur’da geçirdiğimiz bir güzel mola ile başladı. Singapur Hava Yollarının hediyelik para kuponlarını katılımcılarımız kendi isteklerine göre kullandılar. Çok hoş bir sürprizdi. Akşam Tokyo’ya ulaştık. Akşam tur rehberimiz  (çok tecrübeli ve 5 dil bilen)  eşliğinde bir katılımcımızın doğum gününü Japon geleneğine göre kutladık. Mükemmel sushi yapan bir restoranda yapılan bu kutlama çok güzel ve anlamlıydı. Hepimiz gerçek sushinin nasıl olduğunu gördük, tadına lezzetine baktık.

ipekyolu5 Japonya’daki servisin inanılmaz hızlı, müşteriye saygı ile yapıldığına şahit olduk.

Ertesi gün  başkent Tokyo’da 2.günümüz. “Kraliyet Sarayı”, “Asakusa ve Sensoji Tapınakları”, “Shibuya Grossing” ve “Hachiko” heykelini ziyaret ettik.

    Asakusa bölgesinde yerleşen Sensoji Tapınağı ziyareti çok anlamlıydı. Asakusa’da bulunan hediyelik eşya satan mağazalar gözlerimizi kamaştırdı. Tabii ki, orada Japon geleneksel giysileri ile gezen insanlarla beraber resim çektirme fırsatına da bulduk.

   Dünyaca ünlü Hachiko heykelini yağmur yağmasına rağmen ziyaret ettik. Hachiko, efendisini tren istasyonunda her gün 9 sene bekleyen ve tren garında ölen köpeğin ismi. Sadakatin simgesi olarak köpeğe dikelen bu heykel önünde biz de çok duygulandık. Bu köpek öldüğünde o gün tün Japonya’da ulusal yas ilan edilmişti.

   Sadece tüm hayvanlara değil, bizzat insana verilen değeri, saygıyı gördüğümüzde, yaşadığımızda duygularımız doruğa çıkmıştı. İyi bir gözlemci olan katılımcımız Bekir beyin orada gördüğü ve bizimle paylaştığı kendi anısını dile getirmek istiyorum.(kendisi gördüğü manzaranın resmini de çekmiş). Osaka havaalanında kadın tuvaletlerin karşısında bebekli ya da küçük çocuklu kadınlar için… içinde hemşire bekliyor. Kadın tuvaletteyken, hemşire bebeğin altını değiştiriyor ve yolculuk öncesi muayene ediyor… Japon bebek daha o yaşta korunduğunu, sevildiğini hissediyor. Saygı ve sevgi her ortamda bilinçaltına işliyor… Sonuçta bildiğimiz üzere sokakta yaratılan saygı, nezaket, zarafet kültürünün anahtarı daha bebekken başlıyor…

    İşte bu da Japon yaşam felsefesinin bir parçasıdır, farkındalığın bir örneğidir. Yoyogo parkında farkındalığın özellikleri, oluşması, gelişimi üzerini dersimizi yaptık. Bulunduğumuz yerin yemeklerine uyumlu olmamızı sağlayan ‘Bilinçli yemek’ yöntemini çalıştık. Ve akşam herkes kendi yemek zevkine göre değişik yerlere yöneldiler.

    Gezi-seminerimizin 3.günü. sabahtan akşama kadar Nikko bölgesindeki Toshogu Tapınağı, Chusenji gölü, Kegon şelalesini doya doya gezdik.  Ghusenji gölü yanında “Japon Ritüeli”, “Göl meditasyonu” ve “Bilincin konsantrasyonu”, “Hedefe Odaklan” çalışmaları yapıldı. Neşeli ve eğlenceli geçen bu çalışmalar sonucu çok güzel ve anlamlı deneyimler yaşandı. Katılımcıların ilgisini ‘Bilincin konsantrasyonu’ yöntemi çekti.

   Gezi-Seminerimizin 4.günü. sabahtan Hakone bölgesine yol aldık. İlk durağımız Fuji dağı idi. Orada “Ben Dağım” meditasyonu, “Wabi-Sabi” öğretisi ve enerji çalışmaları yapıldı. Sonra Komagate teleferik ve Ashi gölü gezileri yapıldı. Gemi gezisinde “Yaşamındaki Her Negativi Suya At” tekniği yapıldı. Öğle yemeği zamanında daha önce hiç görmediğimiz Japon yemeklerini tatma şansı bulduk. Lezzet açısından hepsi bir numara idi. Fuji dağına çıkışı beklerken otobüs içinde çalışmalarımızı devam ettirdik. Çok sisli hava olduğundan dolayı Fuji dağı eteklerinde bulunduk. Ancak katılımcılarımız otobüsten Fuji dağının resmimi çekebildiler.

   Gezi-Seminerimizin 5.gününün sabahında saatte 270 km yol kateden Shinkansen treni ile Kyoto şehrine doğru yola çıktık. İnsanlara dakikliği öğreten tren yolculuğu diye söyleyebiliriz. Çünkü  tren her durakta yolcu indirmek ve bindirmek için sadece tekrarlıyorum sadece 1 dakika duruyor. Düşünsenize, 1 dakika! Bu da Japonların zamana ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir.

    Kiyomizu tapınağında 12 aşamalı “Minnettarım” çalışması yapıldı. BYKAMA seminerlerinde minnettarlık egzersizleri aşama aşama olarak uygulanıyor. İnsan elindeki var olana minnettar olunca her şey düzene giriyor.

    Orada bulunan Kutsal Su Çeşmesi ziyaret edildi ve ritüeli yapıldı. Sonra Kinkakuji (Altın Tapınak) Tapınağı herkesi kendine hayran bıraktı. Daha sonrasında Zen bahçesi ziyaretini gerçekleştirdik. Orada yapılan Wabi – Sabi çalışması çok verimli oldu. Çalışma sırasında farklı bir deneyimler yaşandı. Dolu dolu geçen bir gün daha geride kaldı.

   Gezi-Seminerimizin 6.gününde ilk ziyaretimiz Todaiji Tapınağına oldu. Muhteşem bir yapı. Sonra Nara Geyik Parkını dolaştık, insanların geyiklere yemek verdiğini görmek çok güzeldi. 
Kasuga Taisha Tapınağında samuray zırhları müzesini ziyaret ettik. Daha sonra Bambu ormanına doğru yol aldık. Orada “Bolluk-Bereket” çalışması yapıldı. İşin ilginç yönü, egzersiz sırasında grubumuza yerli insanlar da katılarak bizimle birlikte çalışmalar yaptılar. Grubun enerjisi çok yüksekti. Ondan sonra da herkesin merak ettiği Japonya’nın en meşhur kimono şirketini ziyaret ettik. Orada Kimono Show programını izledik. 
Çok yoğun geçen günümüzü Geisha Dansı ve Japon geleneksel sanatlar gösterisini izleyerek tamamladık. Akşam yemeği de “Kendin pişir kendin ye” restoranında yapıldı. Yemekte sonra Kyoto’nun en meşhur caddesini gezdik, sokak konserlerini izledik.

    Yedi gün boyu  korna sesini  sanki hiç duymadık,  Arabalar pırıl pırıl. Zaten sabah araba yıkanmadan trafiğe çıkılmıyor. Taksiciler kravatlı ve beyaz eldivenli… Söylersek bitmez…

   Japonya Gezi-Seminerimizin 7.gününde sabahleyin Kyoto’dan ayrılırken Kongoji Tapınağı’na uğradık ve özel bir seremoniyi seyrettik.  Orada “Renklerin Şifası” çalışması yapıldı. 
Ve Osaka şehrine doğru yol aldık. Otobüste Japonya eğitim sistemi üzerine bilgiler verildi. Daha sonra otobüste “Şarkı söyle rahatla” tekniği gerçekleştirildi. Yani bulduğunuz her anı faydalanmaya çalıştık.
    Osaka’da Osaka kalesini (Kitami Masao’nun “Kılıçsız Samuray” adlı kitabında köleyken imparator konumuna nasıl yükseldiği anlatılan Toyotomi Hideyoshi’nin yaptırdığı kale) hayranlıkla izledik. 
Kalenin bahçesinde “Benim Mabedim” çalışması ve “Helezon” egzersizi yapıldı. Akşam zamanı Shinsaibashi ve Dotonbori bolgesi gezildi ve alışveriş yapıldı.

   8.gün sabah Osaka’dan uçakla Singapur’a yola çıktık. Orada Singapur Hava Yollarının hediyesi olarak sunulan şehir otobüs turu yapıldı. ‘Asya kaplanlarından’ biri olarak sayılan Singapur şehri de çok iyi izlenimler bıraktı.

   Japonya yolculuğumuz hepimizde derin iz bıraktı diyebilirim. Önce ‘Sakura. Yeniden Doğuyorum’ kitabımda dile getirdiğim Kadim Japon öğretisi ilkelerinin devam ettiğini, halkın hoşgörülü, saygılı, insana gerçekten değer verdiğini kendimiz gördük.

   Japonlar yaşamın her anını yaşıyorlar, yaşamın içindedirler. Ve yaşam ile ölümüm her zaman hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu gayet iyi biliyorlar.

ipekyolu4Japonya’yı temsil eden Sakura kiraz ağacı her şeyi açıkça ortaya koyuyor. O yeniden doğuşu temsil eder… Sakura pembedir; ilkbaharın, doğanın uyanışının, hayatın başlangıcının rengi… Beş yapraklı bu çiçek, şansı, bolluğu, uzun ömrü, yaşama sevincini ve barışı simgeler. Aynı zamanda, dişiliğin, tazeliğin, gençliğin, güzelliğin, masumiyetin, kırılganlığın ve soyun devamlılığının, yani kadının da simgesidir… Sakuranın ömrü bir ila iki hafta sürer. En güzel, en olgun olduğu dönemde solmadan, kurumadan bir anda dalından düşüveren sakura çiçekleri, ölümün birdenbire gelebileceğini bizlere hatırlatır.

   Japonlar bu ağaç çiçek açtığı zamanı yeni doğuşun sembolü olarak kabul ederler.

    Yeniden doğmak ne demektir?

Yeniye yer açmak için eskinin yok olması gerekir. Ölüm, yaşamın anlamını fark etmek için vardır… Ölümün kokusunu alan, ölümü tadan insan, hayatın gerçek lezzetini idrak eder. Yaşam için bir bedel ödediğinizde, gerçek kimliğinize kavuşursunuz. Ölümle yüzleşmek, insanı güçlendirir, yeniden doğmak için ona cesaret verir. Yeniden doğmak… İşte bu bir umuttur, bir fırsattır…

    İşte sonraki hayalimiz Sakura ağıcı çiçek açtığında yeniden oraya yol almak umuduyla ayrıldık bir birimizden…

KAMA KİŞİSEL GELİŞİM MERKEZİ

www.bykama.com.tr