Kırgızistan Kültür Gezileri

KIRGIZİSTAN KÜLTÜR GEZİLERİ

sari-chelek1

 

1) DÜNYANIN MASMAVİ GÖZÜ

Modern hayatın getirdikleri yanında götürdükleri de çoktur. Çağdaş yaşam, insanoğluna büyük kolaylıklar sağlamakla birlikte, bu kolaylığın insana ne kadar rahatlama sağladığı tartışılır. Bugünün dünyasında hep bir şeyleri bir yerlere belirli bir zamana kadar yetiştirme modunda yaşayan insan, dinlenme gereksinimini kısa sürede karşılamaya çalışmaktadır. Sizin de dinlenmek için sayılı günleriniz varsa, uzaydan bakıldığında mavi göze benzeyen, gezegenin en berrak göllerinden biri ve ikinci en büyük dağ gölü olan Isık Göl’ün etrafında günlük koşturmacadan uzaklaşma ve Kırgız göçebe kültürüyle tanışma fırsatı sunuyoruz.

Bu turumuzda:

  • Kırgızlar tarafından tarih boyunca kutsal olarak kabul edilmiş Isık Göl’ün muhteşem manzarasına tanık olacaksınız;
  • Eşsiz manzaralı dağ vadilerini at sırtında keşfedeceksiniz;
  • Kırgızistan turizminin merkezi olan Çolpon Ata şehrinde eski çağdan miras kalmış Açık Hava Petroglif (kaya resimleri) Galerisi’ni ve farklı dinlerin buluştuğu Ruh Ordo Kültür Mekrezi’ni ziyaret edeceksiniz;

Orta Asya göçebeliğinin simgesi haline gelen keçe çadırda konaklayacaksınız.

Tur süresi: 8 gün / 7 gece Tur Güzergâhı: Bişkek – Tokmok (Burana) – Çolpon Ata – Karakol – Ceti Ögüz – Bökönbaev – Bişkek. En iyi sezon: Mayıs – Ekim

2) CENNETE AÇILAN KAPI

Bitmek bilmeyen günlük koşturmaca yordu mu sizi? Sakin bir ortamda dinlenmek ve aynı zamanda yaşamınıza bir yenilik mi katmak istiyorsunuz? O halde, bu tur tam size göre!

Ülkenin ortasında yel alan Narın bölgesi, Kırgızistan’ın tarihte Türkler tarafından cennete açılan kapı olarak görülmüş Tanrı Dağlarıyla kuşatılmış kalbidir. Yayla yurdu Narın, bugün de yaylacılığın yoğun yapıldığı ve yayla turizminin yaygın olduğu bir yerdir.

Bu turda:

  •  Yaylalarda göçebe medeniyetinin kapısını aralayabilir, doğal yaşama dokunabileceksiniz;
  •  Narın bölgesinin eşsiz tabiat köşelerini, dağ göllerini, kaynağını buzullardan alan akarsularını, nadir türleri barındıran zengin nebatat ve hayvanat dünyasını keşfedeceksiniz;
  •  Tarihi İpek Yolunda deniz seviyesinden 3500 m. yükseklikte bulunan Orta Çağ mimari anıtı Taş Rabat kervansarayını ziyaret edeceksiniz;
  •  Deniz seviyesinden 3000 m. yükseklikte ağaçsız bir dağ yaylasında yerleşik bir dağ gölü Soŋköl’ün (Son Köl) kıyısında çok yakın ve parlak görünen yıldızların altında at koşturacaksınız.

Tur süresi: 8 gün / 7 gece Tur Güzergâhı: Bişkek – Tokmok (Burana) – Koçkor – Narın – Taş Rabat – Narın – Son Köl – Bişkek. En iyi sezon: Haziran – Eylül

3) KIRGIZİSTAN’DA TABİATLA İÇ İÇE GÖÇEBELİĞİ YAŞA

Türklerin tarihteki en büyük başarılarından biri, içinde yaşadıkları doğaya uygun “atlı- göçebe” veya “konar-göçer” yaşam biçimi geliştirmiş olmalarıdır. Geçim kaynağı hayvancılık olan atlı-göçebelik, büyük hayvan sürülerini idare etmek, onlara değişik doğa koşullarına göre yeni otlak ve su sağlamak gibi büyük emek ve beceri, fiziksel ve zihinsel dinçlik talep eden bir hayat tarzıdır. Ekonominin temelini teşkil eden hayvan sürülerine otlak bulmak için yaylak ve kışlak arasında geçen göçebe yaşam biçimi, at üstünde kurulmuştur.

Bu eski Türk konar-göçer düzen Kırgızistan’ın bazı bölgelerinde bugün de yaşatılmaktadır. Kırgızistan’ın ekonomisi kısmen hayvancılığa dayanmaktadır ve kadim zamanlarda olduğu gibi günümüzde de Kırgızlar, ilkbaharda hayvanlarını yüksek yaylalara sürerler, kışın ise dağ eteklerindeki kışlaklara inerler.

Masmavi gök, yemyeşil çayırlar, şırıl şırıl akarsuları ve serin esintilerin eşliğinde geçen bütün yaz, göçebeler sürüleri semirtmek, yün kırpmak, yünden keçe yapmak, ip eğirmek, yorgan dikmek; sütten çeşitli ürünler yapmak ve sair faaliyetlerle meşgul olurlar. Ayrıca, erkekler sık sık ava çıkar, çeşitli kuş ve hayvan türleri avlarlar.

Göçebe, iç içe yaşadığı ve nizamlarını çok iyi bildiği tabiattan hayatta her şeyin geçici olduğunu öğrenir, çünkü her gün doğada değişim ile göz göze, yüz yüzedir. Doğa ile göçebe sırdaşıdır, sevgi bağlarıyla sarmaş dolaştır. Doğa ile göçebe arasındaki bu tatlı muhabbete dalmak isterseniz sizi Tanrı Dağlarının kucağına davet ediyoruz.

Göçebelik ve Kırgız kültürü ile ilgilenen, maceraperest, fiziksel durumu iyi ve “standart lüks” aramayıp ortamın gerçek koşullarına uyan gezginler için düzenlediğimiz bu turda:

  • Obalarda göçebeliğin dokusuna dokunacaksınız;
  • Tarihi İpek Yolunda deniz seviyesinden 3500 m. yükseklikte bulunan Orta Çağ mimari anıtı Taş Rabat kervansarayını ziyaret edeceksiniz
  • Deniz seviyesinden 3000 m. yükseklikte ağaçsız bir dağ yaylasında yerleşik bir dağ gölü Soŋköl’ün (Son Köl) kıyısında çok yakın ve parlak görünen yıldızların altında at koşturacaksınız.
  • Göçebe keçe çadır yapılışını ve dikilişini izleyeceksiniz. Hatta çadırda geceleyebilirsiniz. – Köylerde keçe atölyelerinde geleneksel keçe halı ve kilim üretimini göreceksiniz.
  • Yerel sanatçılardan Kırgız millî müziği dinleyeceksiniz.
  • Geleneksel spor oyunları ve av gösterisine katılacaksınız.
  • Kırgız mutfağıyla tanışacak, yaylada at sütünden yapılan şifalı içecek kımızı tadacak ve hazırlanışına tanık olacaksınız.
  • Tanrı Dağları’nda doğa yürüyüşü veya at gezileri yaparken tertemiz havayla birlikte heybetli dağlardan gelen huzur verici yaşam enerjisi ile dolacaksınız.

Turda size Türkçe konuşan bir rehber eşlik edecektir. Sonuç olarak, başka mekânlara uzanan her yolculuk, başka hayatları ve kültürleri ve nihayetinde insanoğlunun gidişatını okumak için açılan birer kitaptır. “Ben”den ve “biz”den farklı olana ilgi duymak ve bilinmeyeni merak etmek, bireysel ve toplumsal gelişmenin ilk adımıdır.

Tur süresi: 12 gün / 11 gece Tur Güzergâhı: Bişkek – Tokmok (Burana) – Koçkor – Son Köl – At Başı – Taş Rabat – Narın – Kızıl Tuu – Bökönbaev – Karakol – Çolpon Ata – Konorçek – Bişkek. En iyi sezon: Haziran – Eylül

4) KIRGIZİSTAN’DA İPEK YOLU MİRASI

Seyahat meraktan doğar. Merak; bir şeyi anlamaya, öğrenmeye, görmeye duyulan bir istektir. Merak insanın tabiatında olduğu için seyahat insanlık tarihi kadar eskidir. Doğal ve sosyal çevresine ilgi duyan insan, eski çağlardan beri komşu kavimlerle ürün, bilgi ve beceri alış-verişinde bulunagelmiştir. Çeşitli topluluklar arasında gidilip gelinen yollar yüzyıllar içerisinde uçsuz bucaksız Avrasya’yı bir ağ gibi sarmıştır. İpek Yolu adı verilen bu kadim iletişim ve ticaret ağı, Avrasya halklarının tarih ve medeniyetlerinin teşekkülüne tesir etmiştir. Çünkü bu yollar vasıtasıyla halklar, sadece ticaret değil, sanat, zanaat, ilim, dil, edebiyat ve din bakımından da birbirini zenginleştirmişlerdir.

Yaklaşık 1500 yıl boyunca Doğu-Batı ve Kuzey-Güney etkileşimini sağlayan, farklı medeniyetleri ve kültürleri birbirine bağlayan, tarihin en eski ve en uzun karayolu olan Büyük İpek Yolu’nun ana damarları günümüz Kırgızistan toprakları üzerinden geçmektedir.

Kırgızistan’da bu tarihi yol üzerindeki kadim güzergâhlarda zaman yolculuğu yapmaya ne dersiniz? Bu turda sizi, tarihte Soğd, Saka, Türk, Fars ve Arap kültürlerinin iç içe kaynaştığı Fergana vadisi, dağlık ülkenin çeşitli köşelerinde saklı kalmış kervansaray ve diğer mimari eserler, ayrıca Kırgızistan’ın farklı yöreleri ile tanıştıracağız.

Tur süresi: 13 gün / 12 gece Tur Güzergâhı: Bişkek – Oş – Özgön – Arslanbab – Sarı Çelek – Kızıl Oy – Koçkor – Narın – Taş Rabat – Narın – Kızıl Tuu – Bökönbaev – Barskoon – Ceti Ögüz – Karakol – Çolpon Ata – Konorçek – Tokmok – Bişkek. En iyi sezon: Mayıs – Ekim

5) DAĞLARIN AZAMETİNİ, VADİLERİN BEREKETİNİ YAŞAYIN

Modern hayatın getirdikleri yanında götürdükleri de çoktur. Çağdaş yaşam, insanoğluna büyük kolaylıklar sağlamakla birlikte, bu kolaylığın insana ne kadar rahatlama sağladığı tartışılır. Bugünün dünyasında hep bir şeyleri bir yerlere belirli bir zamana kadar yetiştirme modunda yaşayan insan, dinlenme gereksinimini kısa sürede karşılamaya çalışmaktadır.

Sizin de dinlenmek için sayılı günleriniz varsa, Orta Asya’nın bereket dolu Fergana vadisini keşfetme ve gezegenin en berrak göllerinden biri olan Isık Göl’ün etrafında günlük koşturmacadan uzaklaşma ve Kırgız göçebe kültürüyle tanışma fırsatı sunuyoruz.

Gezimizin ilk kısmında, Kırgızistan’ın güneyinde İpek Yolu ve Karahanlı (ilk Türk İslam devleti) dönemlerinde gelişmiş birer kültür ve ticaret merkezleri olan kadim Oş ve Özgön (Özkent) şehirlerini tanıyoruz. Dünyanın en büyük doğal ceviz ormanlarında gezerken ise kendinizi bir masalda hissedeceksiniz.

Gezimizin ikinci kısmında dünyanın mavi gözü Isık Göl’ün etrafını dolaşma imkanı buluyorsunuz. Güney Amerika’da yer alan Titkaka’dan sonra dünyanın en büyük ikinci dağ gölü olarak bilinen Isık Göl, gezginler için uygun iklim, muhteşem manzara ve eşsiz kültür deneyimi kombinasyonu sunmaktadır.

  • Tanrı Dağları’nın azametini hissetmek,
  • eski Kırgız kültürünü görmek, yaşamak ve öğrenmek,
  • göçebe Kırgız ve yerleşik Özbek kültürlerinin sentezini deneyimlemek,
  • Karahanlı dönemine ait tarihi mekanları ziyaret etmek,
  • dünyanın en büyün doğal ceviz ormanında gezmek,
  • şifalı içecek kımızın yapılışını görmek,
  • göçebe evi bozüy’ün yapılışına ve dikilişine tanık olmak,
  • ata binmek,
  • ülkemizin eşsiz manzaralı mekanlarını görmek ve fotoğraflamak

ister misiniz? O zaman, lütfen, buyurun, turumuza katılın.

Tur süresi: 8 gün / 7 gece Tur güzergâhı: Bişkek – Oş – Özgön – Arslanbab – Oş – Bişkek – Tokmok (Burana) – Çolpon Ata – Karakol – Ceti Ögüz – Bökönbaev – Bişkek En iyi sezon: Mayıs – Ekim

 

 

İletişim Whatsapp BYKAMA: (0538) 348 47 17

Organizasyon: KAMA TURİZM ve DANIŞMANLIK Ltd. Şti.

http://www.bykama.com.tr/