Tel: 0216 550 50 08 E-posta: bykama.com@gmail.com
“Sakura”, Yeniden Doğuyorum Üzerine

“Sakura”, Yeniden Doğuyorum Üzerine

Her birimiz yaşamda kayboluyoruz ve çıkmak için yollar, kapılar arıyoruz kendimize. Tutunacak bir dal, sağlam bir dal arıyoruz; yaşamaya devam etmeye değer sağlam sebepler, tutunduğumuzda elimizde kalmayacak, her güne başlamamıza değecek, gelecekle ilgili yaptığımız planları anlamlı kılacak…
Her birimiz hayatın, kendi hayatlarımızın anlamını arıyoruz. Kimimiz yüzlerce, kimimiz ise yalnızca bir kitabın içinde arıyoruz bazen o anlamı. Çok kaybolduysak ve okuduğumuzu anlamıyorsak artık, işte o zaman psikologlardan, yoga kurslarından, yaşam koçlarından medet umuyoruz.

Hep arıyoruz
, o yaşama devam etmemiz için ihtiyacımız olan tükenmez kaynağı arıyoruz; yoruluyoruz, yılıyoruz, tükeniyoruz hatta bazen vazgeçiyoruz…
Hep uzaklarda gibi betimliyoruz, o kadar mühim bir şeyin ulaşılması oldukça zor olmalı diye düşünüyoruz doğal olarak ve birileri de söyledikleri ve yazdıklarıyla bizi hep buna inandırıyor. Önümüzde hep kocaman setler, bize ait olan yaşam kaynağıyla aramızda hep kilometrelerce mesafe…

Aslında bize ait olan, bizim olan ne kadar uzaklaşmış olabilir ki?
Olsa olsa içimizde bir yerlerdedir…

Kabuljan Murzaev, SAKURA, Yeniden Doğuyorum kitabında bizlere aslında bu çok basit hale dönmemiz gerektiğini hatırlatıyor; kendinizi, köklerinizi, doğayı dinleyin ve doğayla birlikte akmayı öğrenin. Her tür sorunu kaynağında çözmeyi, bir ağacın kökleri sağlıklıysa dallarının da sağlam ve sağlıklı, meyvelerinin lezzetli olacağını kendi yaşantısından örneklendirerek keyifli ve yalın bir ifadeyle aktarıyor.

“İdeal erkeği sadece kadının kendisi doğurur.
İdeal kadını da sadece kadının kendisi yaratır.”

Kadın erkek ilişkilerinden bahsediyor uzun uzun, kadın ve erkek enerjisinin bir beden içindeki dengesinden…
Kadın ve erkek enerjisinin farklılıklarından bahsederken bu enerjileri açığa çıkarmak ve dengesini sağlamak için küçük egzersizler de öneriyor.

“Erkek kadını yücelttiği zaman aslında kendisini de yüceltmiş olur. Çünkü kadın, rahminde hem erkeği hem kadını taşır.”

Köklerimizle yaptığımız barışın, köklerimize yani atalarımıza, ailemize karşı içimizde ulaştığımız barışma halinin, affetme halinin iyileştirici ve büyütücü gücünden bahsediyor.
“Doğada bir ağaç nasıl köklerinden besleniyor, enerjisini ve besinini kökleri vasıtasıyla alıyorsa biz de yedi kuşağımızdan enerji ve güç alıyoruz.”

Bu barışı sağladığımız takdirde, köklerimizde biriken ve bize akmasının önüne koyduğumuz setler yüzünden içimizde hissedemediğimiz yedi kuşağın enerjisinin içimize dolacağı ve bu iyileşmenin, gücün tüm yaşamımıza yansıyacağını anlatmış; bu barışmayı yapmanın da yollarını yine egzersizlerle göstermiş.

Ve en önemlisi de sanırım şu olsa gerek; yıllarca uzaklarda aradığımız ve uğruna ağır bedeller ödediğimiz yaşamın anlamına-sırrına ulaşmak için, beklememize gerek olmadığını vurgulaması. Her ne kadar kişinin en çok da kendine uzak olduğu söylense de; kendisine, içine, köklerine ve kaynağına yaptığı yolculuğu öyle keyifle ve şefkatle dile getirmiş ki Kabuljan Murzaev işte tam da o zaman insan en çok kendini keşfetmeye merak duyuyor.

Kitabını kadim öğretilerden ilham aldığı şu satırlarla bitiriyor Murzaev:

“Bugün değiştir tebessümünü…
Bugün değiştir dualarını…
Bugün değiştir gözyaşlarını…
Bugün değiştir yaşamını…
Bugün değiştir hayalini…
Kim bilir, yarınlar hiç gelemeye de bilir…”

Nevin Çakır